• Dr. Can Ceylan
  • Dr. Can Ceylan
  • Dr. Can Ceylan
  • Dr. Can Ceylan
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

Merak Ettikleriniz

  • Deri kanseri nedir, tüm kanserler içindeki yeri nasıldır?
  • Deri kanseri kanserli deri hücrelerinin derinin belli bir bölgesindede çoğalma ve birikim göstermesi olarak tanımlanabilir. Mevcut tüm kanserler içerisinde en yaygın olarak görülen kanser tipi deri kanserleridir. Buna karşılık kansere bağlı ölümlerin sadece %2’si deri kanserlerinden kaynaklanmaktadır. Deri kanserinden ölüm oranının bu kadar düşük olmasının nedeni, bunların genellikle metastaz dediğimiz diğer organ ve dokulara yayılma eğiliminin düşük olmasıdır. Bununla birlikte en tehlikeli kanserlerden biri olan melanomun da deriden köken aldığı unutulmamalıdır.
  • Deri kanserlerinin hangi tipleri vardır?
  • Deri kanserlerini melanom ve melanom dışı deri kanseri olarak ikiye ayırmak mümkündür. Tüm deri kanserlerinin %97’si melanom dışı deri kanserlerinden oluşur. Bunlarda başlıca bazal hücreli ve skuamöz hücreli kanserler olmak üzere iki farklı tipte ortaya çıkmaktadır. En tehlikeli oaln ve yaşamsal risk oluşturan melanom ise diğer tiplere göre oldukça nadir görülmektedir.
  • Deri kanserinin nedenleri nelerdir?
  • Deri kanserlerinin nedenleri arasında ilk sırayı güneş ışınları almaktadır. Bunun dışında sigara ve alkol bağımlılığı; kömür, arsenik gibi kimyasal maddelere maruz kalma, x ışını ve radyasyon maruziyeti, çeşitli nedenlerle kişinin bağışıklık sisteminin baskılanmış olması, genetik yatkınlık gibi etkenler de deri kanserlerine zemin hazırlayan faktörler arasındadır. Yine açık renk göz ve tene sahip kişilerde, güneş maruziyetinin fazla olduğu çiftçi, denizci gibi meslek gruplarında, ailesinde deri kanseri olan kişilerde, derisinde fazla sayıda ben bulunan kişilerde deri kanseri riski daha fazla olduğundan bu özelliklere sahip kişilerin daha tedbirli olmaları gerekir.
  • Deri kanserinin belirtileri nedir? Erken tanıda hastanın bilmesi gereken noktalar nelerdir?
  • Deri üzerinde aniden ortaya çıkan kabarıklık, şişlik; bir aydan uzun süren yara ya da kabarıklık, mevcut benlerde ortaya çıkan bir takım değişiklikler, deri kanserinin habercisi olabilen değişiklikler arasında sayılabilir. Bu nedenle en ufak bir kuşku durumunda hastanın vakit geçirmeden bir dermatoloji uzmanına başvurarak muayene olması gerekir.
  • Benlerdeki tehlike işaretleri nelerdir ?
  • Öncelikle kişide ben olması bu benin ya da benlerin mutlaka kanserleşeceği anlamına gelmez. Toplumun büyük çoğunluğunda az ya da çok sayıda ben olması olağan bir durumdur.. Burada önemli olan benlerde ortaya çıkacak tehlike işaretleri konusunda kişinin bilinçli ve bilgili olmasıdır. Nedir bu tehlike işaretleri? Mevcut bende ani büyüme olması, ben üzerinde çıkıntı ya da kabarıklık ortaya çıkması, bende ani renk değişikliği ortaya çıkması, benin alacalı bulacalı bir renge bürünmesi, ben üzerinde birden fazla sayıda renk bulunması, benin kenarlarının düzensiz, girintili çıkıntılı olması, bende ani ve kendiliğinden kaşıntı, kanama, yara ortaya çıkması, ben çevresinde noktasal renk saçılmalarının gelişmesi benlerde tehlikenin göstergesi olabilecek bulgular arasında değerlendirilmelidir. Yine çok sayıda ben taşıyan kişilerin ya da ailesinde deri kanseri öyküsü bulunan kişilerin banyoda benlerde söz edilen değişikliklerin olup olmadığını gözlemlemesi önemlidir. Ancak bu konuda aşırı kuruntudan uzak durulması, kuşku halinde dermatoloğun muayenesinin belirleyici olduğu unutulmamalıdır.
  • Deri kanserinin tanısı nasıl konulur?
  • Deri kanserinde tanı koymak dermatolog için oldukça kolaydır. Yeter ki hasta vakit geçirmeden hekime başvurmuş olsun. Tanı klinik ve patolojik olarak konmaktadır. Lezyonun tipik yapısal özellikleri ve renkli lezyonlarda dermoskopi denilen optik inceleme yöntemi tanı koymada yardımcıdır. Elbette ki kesin tanı lezyondan alınacak kısmi bir biyopsi ile patolojik olarak konmaktadır.
  • Deri kanserinde güneşten korunmanın önemi ve korunmada alınması gereken önlemler nelerdir, korunma şekli nasıl olmalıdır?
  • Güneş ışınları hava gibi, su gibi yaşamın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Örneğin güneş ışınlarının etkisi ile deride sağlıklı kemikleşme için gerekli olan D vitamini sentezinin bir kısmı gerçekleşmektedir. Sedef hastalığı, ergenlik sivilceleri gibi bazı deri hastalıklarında güneş ışınlarının iyileştirici etkileri bilinmektedir. Yine güneş ışınlarının psikolojik açıdan olumlu etkiler sağladığı da bilinen gerçekler arasındadır. Başka bir deyişle güneşle ne düşman olmalıyız, ne de gereğinden fazla dost.

    Ancak güneş ışınlarından yeterince korunulmadığı taktirde karşılaşılması olası tehlikeler de bulunmaktadır. Bunlar; güneş yanıkları, cilt lekelenmeleri, deride kırışıklık gibi erken yaşlanma belirtileri, gözlerde katarakt oluşumu ve en önemlisi de deri kanseri gelişimi olmaktadır. Güneşin ülkemize ve bölgemize oldukça cömert davrandığını dikkate aldığımızda korunmanın önemi daha da açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla deri kanserlerinin önüne geçilmesinde güneşten korunma, hayati önem arzeden bir konudur. Peki nedir bu önlemler? Yaz aylarında saat 10 ve 16 arasında mümkün olduğunca güneşten korunulmalı. Uygun giysiler tercih etmeli, geniş kenarlı şapkalar kullanılmalı, gözleri katarakt riskine karşı korumak için uygun filtreli kaliteli güneş gözlükleri kullanmalıdır. Güneşin ülkemize oldukça cömert davrandığını dikkate aldığımızda korunmanın önemi daha da açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

    Sıkı dokunmuş, kalın, pamuk polyester karışımı giysiler daha koruyucudur.Ayrıca giysilerle korunma koruyucu ürünlerle korunmadan daha pratik ve daha ekonomiktir.Yine bazı ülkelerde giysilerde güneşten koruyuculuğu belirten özel etiketler kullanılmaktadır-(UPF-ultraviyole protection factör.).Son yıllarda deterjan ve yumuşatıcılar içerisine UV koruyucu titanyum dioksit gibi bazı ajanlar da eklenmektedir. Deri kanserinin en fazla görüldüğü ülke olan Avustralya’da koruyucu giysi pazarı koruyucu ürün pazarından çok daha büyüktür. Özetlemek gerekirse korunmada en önemli faktör güneşten uzak durma, giysi faktörü ve son olarak da koruyucu ürün kullanımıdır.

  • Güneş ışınlarından kaynaklanan ultraviyole ışınlarının tipleri var mıdır, özellikleri nedir?
  • Yeryüzüne ulaşan solar ışınların sadece %5 ini ultraviyole (morötesi) ışınları (Kısaca.UV ışınları) oluşturmaktadır. Bunun da %95 i UVA, %5 i ise UVB ışınlarından oluşmaktadır. Stratosferdeki ozon tabakası UVC yi tamamen, UVB yi kısmen bloke ederken UVA nın tamamı yeryüzüne ulaşmaktadır . UV ışınlarının karsinojenik etkisi 290-400 nm dalga boylarında ortaya çıkmaktadır. Ozon tabakasının zarar görmesinden sorumlu kimyasal ajanlar; aerosol sprey ve donduruculardan çıkan KLOROFLOROKARBON grubu gazlardır. Ozon tabakasının zarar görmesi ile süzücü etki azaldığından yeryüzüne daha fazla zararlı ışın gelmeye başlamıştır. 1992 yılında Norveçte yapılan bir çalışmada ozon tabakasının %10 hasar görmesiyle her iki cinstede SHK insidansının %16 ila 18 oranında artacağı bildirilmektedir.

    Karlı yüzeyler UV ışınlarının %80-90 ını yansıtırken, kumlu yüzeylerde bu oran %20 dir. Deri kanserlerine genellikle açık renk gözlü açık renk deri yapısına sahip ırklarda daha sık rastlanır.Türkler genellikle buğday tenli, koyu renk gözlü, koyu renk saçlı olduklarından deri kanserleri konusunda kısmen şanslı sayılabilirler.

  • Güneşten koruyucu ürün kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?
  • Koruyucu ürünler kimyasal ve fiziksel olarak 2 gruba ayrılır. Koruyucunun gücü kısaca SPF olarak bilinen güneşe karşı koruma faktörü ile ölçülmektedir. Prensip olarak en az 20 koruma faktörlü koruyucu kullanılması gerekir. 20 koruma faktörlü ürünle, 90 koruma faktörlü ürün arasında çok büyük fark olmadığının bilinmesi de önemlidir. Yine 100 koruma faktörlü ürün kullanmanın güneşten %100 koruma sağlamadığını ve koruyucu ürün de kullanılsa kontrolsüz güneşe maruz kalınmaması gerektiğinin bilincinde olunmalıdır. Başka bir deyişle güneşten %100 koruyan koruyucu ürün yoktur. Güneş altında kalış süremizi hiçbir zaman gereğinden fazla uzatmamalıyız.

    Güneş koruyucuları güneşe çıkmadan yarım saat önce sürmeliyiz. 2 saatte bir ve denize girip çıktıktan sonra tekrarlamalıyız. Çünkü koruyucu ürünlerin zamanla koruyucu özelliği azalmaktadır.

  • Çocuklarda güneşten korunmada dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?
  • Ömür boyu maruz kalınan güneş ışını hasarının %80 ine, 18 yaşına kadar olan dönemde maruz kaldığımız düşünülürse çocukların korunmasının ne kadar önemli olduğu da anlaşılabilir. Bebek derisi hassas olduğundan 6 aydan önce koruyucu kullanılmasını önermiyoruz. 6 aylıktan sonraki dönemde de mutlaka giysi, şapka, gözlük faktörünü göz önünde bulundurmalı koruyucu olarak da çinko oksit gibi fiziksel koruyucuları tercih etmeliyiz. Yine sistemik emilim riski nedeniyle kimyasal koruyucuların 2 yaşın altında kullanılmaması gerekir.
  • Deri yaşlanması nedir, nasıl geciktirilebilir?
  • Deri yaşlanması zamanla derinin su içeriğinin azalması ve deri altı destek dokunun yıpranması ile ortaya çıkan bir durum olarak özetlenebilir. Günümüzde en yaygın tartışma konularından birisi deri yaşlanmasının engellenip engellenemeyeceğidir.Bu konuda en yaygın kabul gören görüş serbest radikal teorisidir. Bu teoriye göre vücudumuzda günlük metabolik olaylar sonucunda, ultraviyole maruziyeti, sigara kullanımı, hava kirliliği, gıda katkı maddeleri, egzersiz, stres faktörleri gibi çevresel faktörlerin etkisi ile serbest radikal olarak isimlendirilen toksik maddeler açığa çıkmakta bunlarda deri yaşlanmasına yol açmaktadır. Normalde bu toksik maddelere karşı vücudumuzda antioksidan denilen savunma sistemleri vardır ve bunlar oluşan serbest radikalleri vücudumuzdan temizlemektedir.Ancak bu her zaman yeterli olmamaktadır. Dolayısıyla dışarıdan gıda maddesi olarak ya da ilaçlarla bazı antioksidan ajanların alınması deri yaşlanmasını geciktirmektedir.
  • Antioksidan besin maddeleri nelerdir?
  • bulunur. Turunçgiller, yeşil sebzeler, brokoli, kivi C vitamini açısından oldukça zengindir.Yine buğday, pirinç, soya, yerfıstığı, ayçiçek, mısırözü,zeytinyağı E vitamini açısından oldukça zengindir.Bunun dışında patates,karnabahar gibi sebzeler,elma,üzüm,çilek gibi meyveler,yeşil çay ve kırmızı şarap da antioksidan savunma sistemlerini güçlendirerek deri yaşlanmasını geciktiren gıda maddeleri arasında sayılabilir.
  • Sigara içmenin cildimize zararı var mıdır?
  • Cilt sağlığı konusunda sigaranın cilt sağlığı üzerine çok sayıda olumsuz etkileri bulunmaktadır. Bunlar; kırışıklıklar, kılcal damarların olumsuz yönde etkilenmesiyle derinin beslenmesinin bozulması, deride lekelenmelere yol açması, yara iyileşmesini geciktirmesi, nikotinin diüretik etkisi nedeniyle ciltte kuruma yaratması, saçlarda erken beyazlamaya yol açması olarak özetlenebilir. Sonuç olarak bilimsel veriler sigara içilmesinin kesin ve net olarak deri yaşlanmasına yol açtığını göstermektedir.Yoğun sigara içenlerde ciltte kırışma riski içmeyenlere göre 5 kat daha fazla olmaktadır.
  • Lazer nedir? Hangi deri hastalıklarında kullanılır?
  • LASER “Light Amplification by the Stimulated Emission of Radiation”: Uyarılmış ışınlarla ışığın güçlendirilmesi anlamına gelir

    Lazer etki mekanizmaları:1)Fototermal 2)Fotomekanik 3)fotokimyasal Lazer ışığını hedef dokuda absorbe eden maddelere kromofor adı verilir. Lazer tedavisinde faydalanılan kromoforlar pigmente lezyonlarda melanin, damarsal lezyonlarda oksihemoglobindir.

    Lazer deri hastalıklarında farklı amaçlar için kullanılır. .Bunlar resurfacing denilen cildin yenilenmesi ( kırışıklık, istenmeyen akne izleri) . Yine keloid adı verilen hatalı yara iyileşmelerinin tedavisi, vaskuler lezyonlar dediğimiz damarsal lezyonların tedavisi, pigmenter lezyon dediğimiz lekelerin tedavisi, tatuaj olarak bilinen dövmelerin yok edilmesi ve epilasyon dediğimiz istenmeyen kılların yok edilmesi olarak özetlenebilir

  • Hangi lazer tipi, khangi hastalıkta kullanılır?
  • Resurfacing lazerler:

    • Ablatif lazerler:Epidermis ve dermiste destrüksiyon oluşturur-CO2 lazer, Er-YAG lazer
    • Nonablatif lazer: Destrüksiyon oluşturmadan dermiste kollajen sentezini uyaran lazerlerdir. Nd:YAG, diode lazer

    Hipertrofik skar ve keloidlerde: En uygun:pulsed dye lazer Atrofik skarlarda: CO2 veya Er:YAG lazer Vaskuler lezyonlar: Pulsed dye lazer denilen boya lazerler Ayrıca:argon,kripton, Nd:YAG,IPL Vaskuler lezyonlarda hasar 4-6 hft da iyileştiğinden daha erken tekrarlanmamalıdır.

    Pigment lazerler: Yüksek enerjili, kısa pulse süreli Q-switched lazerler:

    QS Ruby, QS Alexandrite, QS Nd:YAG

    Tatuaj-dövme lazerleri:

    Siyah renkli tatuajlar: QS Ruby, QS Alexandrite, QS Nd:YAG

    Mavi-yeşil: QS Ruby, QS Alexandrite

    Lazer Epilasyon:FDA onaylı olanlar

    • LP ruby
    • LP alexandrite
    • LP diode
    • QS ve LP Nd:YAG
    • IPL

    Yan etkiler:Eritem (kızarıklık), ödem (şişme), hipo ya da hiperpigmantasyon (açık ya da koyu lekeler), purpura (kırmızı noktacık) gelişimi.

Günün Şiiri

GÜNCE

 

Hatırnaz kanaviçe 

Yıldızların oyasında ay 

Yüzünü ağartacak zağar

Kıvranır durur gece

 

Gök salıncak

Kolan vuran sarı çocuk

Aydınlık bir türküye yükselişi

Mahmurluğun

 

Sabahı gıdıklıyor

Muzır yaprak hışır kavak

Tatlı düş sarnıcından silkinmede

Kuşluktaki cıvıl kuş

 

Bir şafak daha atıyor teyelinden zaman 

                        -Can Ceylan-

E-Bülten Kayıt