ÇOCUKLUK GÜNLERİM
-Çocukluğuma-
Vesile oldu döndüm çocukluk günlerime;
Canlandı anılarım baktıkça dünlerime.
Elinde file vardı babam çıktı önüme;
Hasret taşkın sel oldu bakınca gözlerime.
Çocukluğum yürüyor karşı ki kaldırımdan;
Tutup çekiyor beni donup kalmışlığımdan,
Usulca gülümsüyor yılların ötesinden,
Tek kelime etmeden bir tek soru sormadan.
Sürüklenip giderken yürüyorduk biz bize;
Ordan burdan laflarken geldik mahallemize.
Fotoğrafını çektim bir kaç poz evimizin;
Balkonda belirince güleç yüzü annemin.
Ne çok kızardı annem eve geç gelişime;
Banyo vakti gelince ipe un serişime.
Müthiş keyif alırdım babamla boğuşurken;
Kokusunda kalırdım sımsıkı sarılırken.
Rastlarım belki diye aşina birkaç isme;
Hafızam gezinmekte apartmanın zilinde.
Sıyrıldım uzaklaştım gelecek kaygısından;
Çocuklaştım girdikçe bu zaman tüneline.
O sokak köpeğini ne kadar da sevmiştim;
Evden süt kıyma çalıp günlerce beslemiştim.
Bir kulübe yapmıştım taş karton ne buldumsa;
Derme çatma da olsa sevinmiştim çocukça.
Doğan Amca’yı gördüm mahallede gezerken;
Anne babamı sordu haldi hatırdı derken.
Anılar teker teker canlandı konuşurken;
Babam öldü deyince dedi ki; ne de erken.
Uyandı hatıralar derin kış uykusundan;
Üşüştüler üstüme girdiğim her sokaktan.
Ölü toprağı mı vardı bunca yıl üzerinde;
Çıkmak ister gibiydi zamanın kıskacından.
Sanki köprü atmıştım bugünlerden dünlere;
Gülümsedi anılar canlandıkça yüzüme.
Kışları sert geçerdi bu Kayseri Şehri’nin;
Buz tutan caddelerde dondu kaldı geçmişim.
CAN CEYLAN
|